sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

Deleuze uzamı üzerine -kişisel- görüş ve metinler

 (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

fotoğraflar

topluluk fotoğrafları
  1. mini
  2. mini
  3. mini
  4. mini

Deleuze Gülüşü rss kaynağı

neler demişler

''Acımayla herkes kaybeder, çünkü herkes başkalarının kederli halini görerek kederlenir.Bu kuşkusuz doğal bir duygumuzdur,ama onu ahlaki bir buyruğa dönüştürmemek gerekir; çünkü bu köleleştirici ahlak herkesi güçsüz kılmaya eğilim gösterir.Başkalarına gerçekten yardımcı olmak isteyen birinin onlara biraz daha güç kazandırmaya,özerklik vermeye çalışması onlara acıyıp durmasından daha iyi değil mi ?Komşunun yardımına kadınsı bir acımayla,tarafgirlik veya hurafecilikle değil, yalnızca aklın kılavuzluğunda koşmak da mümkündür''

DELEUZE_SPİNOZA ÜSTÜNE ON BİR DERS

baudolino   24 Eylül 2010 03:38  

Psikanaliz Üzerine 4 Önerme

S.85-

Eski hastane, sınırlı bir kapatılma mekanından ibaretti. Psikanaliz ise açık havada iş görebiliyor.

Bilinç dışı bir karşı-bilinç olarak, bir negatif olarak, bilincin asalaklaşması olarak kavranıyor.

S.86-

Size, Eksiksizliği, Kültürü ve Yasayı, yani arzunun indirgenişi ve ortadan kaldırılmasını öğreteceğiz.

Psikanaliz mükemmel bir parmaklığa sahip; arzunun gerçek içeriği çocukluğun kısmi tepileri; arzunun gerçek ifadeleri ise Oedipus ("her şeyi" yapılandırmak için) olacak.

Psikanaliz önce yaşlılık düşkünlüklerinden söz ediyordu, şimdi sapkın çocukluk etkinliklerinden söz ediyor.

S. 87-

Bilinçdışını üreten...fakat...inşa edilecek, yerleştirilecek bir öz, feth edilecek, politik ve sosyal bir mekan.

Biliçdışı bilinçte filizler verecek bir özne değidir. Bir üretim nesnesidir.

Nesnesi olmadığı gibi arzunun da nesnesi yoktur.

Arzu, tarihsel sosyal bir sahada biliçdışı akımlarının üretildiği imleyensiz işaretlerin sistemidir.

Arzu devrimcidir, her zaman daha fazla bağlantıyı talep eder. Psikanaliz tüm bağıntıları, düzenlemeye koymaktadır.

Psikanaliz sözcelerin oluşumunu engelleme biçimini kapatır.

S. 88-

Makinesel kolektif düzenleme sözcelerin olduğu kadar arzuların maddesel üretimidir...

İçerik olarak arzuya sahip olan kendisini "O" olarak ifade ediyor. "O" yoğun içeriğin görece daha az biçim aldığı ifade zincirlerinin gösterge bilimsel eklemlenmesini oluşturuor.

Kişi zamirleri özel isim ile ilişkide olmaktan uzak, kapitalist değişim işlemi içinde, bunun tamamıyla iptalidir.

Bir kişinin kendi adına konuşmasını engellemek için ne yapılması gerektiğini biliyor musunuz? Ona "ben" dedirtmek.

S.89-

Böylesi bir işleyiş, aslında temel olarak demokratik denilen devlet aygıtına aittir. (Yasa koyucu ve öznenin kimliği) Bu ise, teorik olarak, Cogito'nun uzun tarihi ile buluşuyor.

Psikanaliz insanların konuşmasını engellemek için ve onların elinden hakiki sözcelerin koşullarını almak için buradadır.

Çocukların konuşmasını nasıl engelliyoruz? Ve nasıl oluyor da kurtulma şansları hiç yok?

S.90-

Bir sözcelem öznesi yoktur, sadece sözceler üreten düzenlemeler vardır.

Oedipus'un baba ve anne ile alakası yok. Bu sembolik ya da imleyen, sonluluğumuzun işareti "kendisi yaşam olan varlığa eksik olan şey..."

Yapısal ya da değil, kişileşmeler tüm arzu düzenlemelerinin yerini alıyor.

Psikanaliz ruhun cinayetidir.

Kendimizi on sene yüz sene analiz ettirelim, ne kadar sürerse o kadar az şansımız olacak konuşmak için.

S. 91-

İkili bir makineye sahip; önclikle sözleneni başka bir dile çeviren bir "yorum makinesi"...

Bir çeşit paranoyak bir rejim bu. (İsteri psikanaliz söylemini besleyen bu geri dönüşü ya da yankıyı sağlamak çin vardır)

Başka bir rejimi ifade eden "öznelleşme makinesi" mevcuttur.
Bu defa imleyen bir imlenene göre değil bir özneye göre dikkate alınır.

Anlam meselesi öznelleşme noktası haline gelir; Psikanalizin kendisi.

Öznelleşme rejimleri gerek ekonomik gerekse de politik boyutta tüm bir kapitalizmi harekete geçiren şeydir.

"Altbenliğin" nesnelleşmesi ve "indirgenemeyecek bir öznelliğin bir öznelliğin deneyimin özerkliği"...

Bu ikisi arzu üretimini ve sözcelerin oluşumunu engellediği gibi tüm deneyimin olaslığını da ortadan kaldırıyor.

Yorumlamak ve özneleştirmek; modern hayatın 2 hastalığıdır.

Çocuğun her korku çığlığında
Tinin dövdüğü zincirlerin sesini işitiyorum.
(W.Blake)

TotalEclipse   07 Aralık 2009 02:24  

Issız Ada (ve diğer metinler)

"Her bireysel deneyim, deneyimin içinde yaşandığı bir ortamın, türsel ya da kurumsal bir ortamın önceden var oluşunu gerektirir. Evlilikle, cinsellik, mülkiyetle açgözlülük doyurulur. Bir doyum bulunuyorsa "kurum yararlıdır" yetmez, kime yararlı olduğunu sormak gerekir. Ona gereksinim duyan herkese mi? Yoksa bir kaç kişiye (ayrıcalıklı bir sınıfa) hatta yalnızca kurumları yönetenlere (bürokrasiye) mi? İçgüdünün bundan farkı nedir? Burada güzellik hariç hiçbir şey yararın ötesine geçemez. Eğilim içgüdü tarafından "dolaysızca" doyurulur. Yasaklar, zorlamalar yoktur, içgüdüsel olan tiksintiler vardır yalnızca. İçgüdü ne kadar kusursuzsa o kadar türe aittir. Kusurluysa, değişmeye, kararsızlığa yol açar; sırf bireysel iç etkenlerin ve dış koşulların oyununa indirgenebilir -O kadar zekâya yol açar. Zekânın toplumsal bir şey olduğu ve onu mümkün kılan ara (üçüncü) ortamı bulduğunu kabul etmek gerekir. Koşulları bir önceden görme sistemine, iç etkenleri, onların belirişini düzenleyecek türün yerini alan bir sisteme dâhil etmek gerekir... Gece oluyor çünkü yatıyoruz, yemek yiyoruz çünkü öğlen... Toplumsal eğilimler yoktur. Doyurmanın toplumsal araçları vardır. Şu sonuca varıyoruz: "İnsan türden sıyrılmakta olan bir hayvandır."

TotalEclipse   07 Aralık 2009 02:20  

MÜZAKERELER

1. "Bugün, "konsept" ve kreatif (yaratıcı) sözcüklerini kendine maleden bilişim, iletişim ticari promosyondur, ve bu "konsept yaratıcılar" satma edimini en yüce kapitalist düşünce olarak, malın cogito'su olarak ifade eden küstah bir ırkı oluşturmaktadır. Felsefe gibi güçlerin karşısında kendisini küçük ve yalnız hisseder. Ama eğer bir gün ölürse, en azından gülmekten öleceketir."

2. "Melville: Diyalektik gereği deli olduğunu söylüyorsak, aklı başında olmaktansa deli olmayı tercih ederim. Düşünce dalgıçları, dünyanın başlangıcından beri gözleri kanlanmış olarak yüzeye çıkmıştır."

3. "Belki de söz, iletişim çürümüştür. Para bütünüyle onların içine sızmıştır. Sözden uzaklaşmak gerekir. Yaratmak her zaman iletişim kurmaktan farklı olmuştur."

44. "Hölderlin: Tehlike neredeyse, tehlikeden kurtaracak şeyde orada olgunlaşır."

KAPİTALİZM VE ŞİZOFRENİ (G.D.)

5. "İlgilendiğim şey temsillerden çok kollektif yaratımlardır. Her çeşit toplumun nasıl bir makine biçimine karşılık geldiği gösterilebilir. Mekanik. Termo-dinamik.Sibernetik."

66. "Güş İstenci: Onu, şimdiye kadar tasavvur etmiş olsak da olalım, "gerçek" dünya bir zamanki görünür dünya idi daima."

77. "Celan: Sen bana konuşmayı öğrettin, benim bundan tek çıkarım lanetleyebilmek oldu."

88. "Artaud: Soruşturma! yaşanıyor ölünüyor; bunda isteğin payı ne? Sanki bir düş görür gibi ölünüyor. Size ahlaksal bir soru sormuyoruz."

99. "Ekinimizin gerçek olan yönünün büyük kesimi, canlılığını varlıkbilimsel ütopyadan alıyordu."

TotalEclipse   07 Aralık 2009 02:08  

etiketler

bu topluluğun son ahkam alan etiketleri
  1. henüz boş

Gilles Deleuze Memoriam

Klaus Schulze
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. focariumfulcrum
  2. neyzenx
  3. baudolino
  4. LaJeune Fille Blonde
  5. BehindBlue
  6. greenaway
  7. durugoru
  8. lds

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage